Erkekseniz ve daha sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsanız temel olarak 10 noktaya dikkat etmeniz gerekli. Amerikan Newsweek dergisi, erkeklere daha uzun ömürlü olmalarının sırrını verdi. Haberde dünya genelinde kadınların ortalama olarak 80,4 yıl yaşadığı, erkeklerinse bundan 5,2 yıl daha az hayatta kaldığı belirtildi. Newsweek e göre sağlıklı bir erkek olmak için uyulması gereken 10 kural şöyle:
* Sigara ve uyuşturucudan kaçının.
* Düzenli spor yapın.
* Sağlıklı beslenin.
* Kilolu olmayın.
* Günde en fazla bir veya iki bardak alkol alın.
* Aşırı stresten uzak durun.
* Arabada emniyet kemeri takın
* Radyasyon, kimyasal kirliliği veya diğer çevre kirliliklerinden uzak yaşamaya çalışın.
* Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunun.
* Kendinizi dinleyin. Herhangi bir sorunda doktora gidin.
20 Haziran 2011 Pazartesi
18 Haziran 2011 Cumartesi
HEPATİT C İNFEKSİYONUNDA TANI ve TEDAVİ
Hepatit C infeksiyonunun tanısında kullanılan testler nelerdir?
Anti-HCV: Tarama testi olarak kullanılır. Rutin olarak anti-HCV taranmasına gerek yoktur. Bu test tanımlanmış risk faktörü saptanan olgularda yapılmalıdır. “Enzyme Immunoassay” (EIA) ile anti-HCV testi yapılması önerilenler:
|
|---|
Anti-HCV testi virüs alındıktan sonra ilk 4-10 hafta süresince ve immün sistemi baskılanmış olanlarda negatif bulunabilir.
Nükleik asit testleri:Tarama testleri ile anti-HCV pozitif bulunan hastalarda vireminin gösterilmesi gerekir. Bu amaçla HCV-RNA’nın serumda gösterilmesi esastır. HCV-RNA genellikle virus alındıktan sonra 1-2 hafta içinde saptanır. Kalitatif RNA testleri viremiyi göstermek için yeterli olmakla birlikte, tedavi planlanan hastalarda ve tedavi takibinde HCV-RNA kantitatif olarak belirlenmelidir. Kalitatif HCV-RNA testleri için alt sınır 50 IU/mL olmalıdır.
Viral genotip tayini:Hepatit C infeksiyonunda tedavi süresini ve tedaviye yanıt olasılığını belirlemek için tedavi öncesi dönemde mümkünse genotip tayini yapılmalıdır. Genotip tayini maliyet-etkindir.
Biyokimyasal testler:Tanıda biyokimyasal yöntemlerle karaciğer hasarının gösterilmesi önemlidir.
Serum transaminazlarının yüksek olması genellikle inflamasyon ve fibrozis ile uyumlu olmakla birlikte, normal olması karaciğer hasarının olmadığını göstermez.
Karaciğer biyopsisi:
Serum transaminazlarının yüksek olması genellikle inflamasyon ve fibrozis ile uyumlu olmakla birlikte, normal olması karaciğer hasarının olmadığını göstermez.
Karaciğer biyopsisi:
Biyopsi karaciğer patolojilerinin diğer nedenlerinin dışlanması, nekroz ile inflamasyonun derecelendirilmesi ve fibrozisin evrelendirilmesi için gereklidir. Transaminaz düzeyleri dikkate alınmaksızın başlangıçta karaciğer biyopsisi yapılması tedaviye karar vermek için yol göstericidir.
Kronik hepatit C (KHC) infeksiyonunda tedavinin hedefleri nelerdir? Primer amaç HCV’nin eradikasyonudur.
17 Haziran 2011 Cuma
Doğum Sağlığı
Doğum Kontrol Haplarının Faydaları Nelerdir-Doğum Kontrol Hapı Nerede Kullanılır?
Doğum kontrol haplarının sağlığa değişik faydaları olduğunu öğrendiğimde ben de çok şaşırmıştım. Ancak doğum kontrol hapları, hep öngürülmüş olmasa da değişik faydaları ve yararları ile öne çıkmaktadır. Misal olarak sivilce tedavisi için doğum kontrol hapları doktor kontrolünde uygulanması kaydıyla tedavi amacıyla kullanılabilmektedir. Ayrıca kadınlarda adet düzensizliklerinin tedavisi için de doğum kontrol hapları iyi gelmektedir. Doğum kontrol haplarının faydaları hakkında sizin için derleme yaptık ve bu yazıyı hazırladık. Umarım beğenirsiniz
İstenmeyen gebeliği önlemek için, doğum kontrol yöntemleri arasında en çok tercih edilen, doğum kontrol hapları sadece gebeliği korumaklada kalmıyor. Bir çok faydası olan doğum kontrol hapını, kadınlar günümüzde gebeliği önlemenin yanı sıra faydaları içinde tercih ediyor.
En etkin ve güvenilir korunma yöntemlerden biri olan doğum kontrol hapları, kolay kulanım özellikleri ve korunma dışında sunduğu ekstra yararlar nedeniyle kadınların bir numaralı tercihi.
Schering İlaç tarafından 15 ülkede 11 bin kadın üzerinde yeni nesil doğum kontrol hapları ile ilgili gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre, uzun zamandır doğum kontrol hapı kullanan kadınların yüzde 51′i, yeni kullanmaya başlayanların ise yüzde 56’sı bu yöntemle korunmaktan “çok memnun” olduklarını dile getirdi. Hapı tercih eden kadınların yüzde 82’si bu koruma yöntemini arkadaşlarına da tavsiye edeceklerini belirtti.
Yapılan araştırmadan çıkan sonuçlar şöyle:
“- Doğum kontrol hapı ile korunmaya tercih eden kadınlara bu yönteme ilişkin görüşleri sorulduğunda uzun zamandır kullanların yüzde 51′i, yeni kullanmaya başlayanların ise yüzde 56’sı çok memnun olduğunu belirtmektedir.
- Kullandıkları yöntemi değiştirme ihtimalleri sorulduğunda ise eski kullanıcıların yüzde 53′ü, yeni kullanmaya başlayanların yüzde 49′u tercihlerini değiştirmeyecekleri yönünde yanıt vermektedir.
- Doğum kontrol hapı kullanmayı arkadaşlarına tavsiye edip etmeyecekleri sorulduğunda yeni kullanmaya başlayanların yüzde 84′ü, eski kullanıcıların ise yüzde 82’si olumlu yanıt vermiştir.
- Kadınların yüzde 79′u gebeliği önlemek, yüzde 28′i adet dönemini düzene sokmak, yüzde 17’si ise cilt ve saç problemleri nedeniyle hap kullanmayı tercih etmektedir.
- Doğum kontrol hapı kullanmadan önce cilt sorunu yaşadığını söyleyen kadınların oranı yüzde 37 iken, bu kadınların yüzde 74′ü hap kullanmaya başladıktan sonra cilt problemlerinin azaldığını belirtmiştir.
- Katılımcılara hapı kullanmaya başladıktan sonra kilo artışı yaşayıp yaşamadıkları sorulduğunda eski kullanıcıların yüzde 44′ü, yeni başlayanların ise yüzde 49′u kilolarında bir değişiklik olmadığını, eski kullanıcıların yüzde 34′ü, yeni kullanıcıların ise yüzde 24′ü kilo verdiğini söylemiştir.
- Kadınların yüzde 62’si doğum kontrol hapı kullanmaya başladıktan sonra eskiye oranla kendilerini daha iyi hissettiğini söylemektedir.
- Araştırmaya katılan kadınların yüzde 66’sı adet öncesi dönemde (PMS) asabiyet ve karın şişliği, yüzde 65′i göğüs ağrısı ya da sancısı, yüzde 57’si depresyon, yüzde 52’si cilt ve saç problemleri yaşadıklarını belirtmiştir. Doğum kontrol hapı kullanmaya başladıktan sonra ise asabiyet şikayeti yüzde 74′ten yüzde 67′ye, karın bölgesindeki şişkinlik yüzde 74′ten yüzde 61′e, göğüs hassasiyeti yüzde 65′ten 60′a, depresyon yüzde 66′dan yüzde 60′a, cilt ve saç problemleri yüzde 61′den yüzde 51′e ve genel şişkinlik hissinin yüzde 46′dan yüzde 37′ye gerilediği gözlenmiştir.
- Doğum kontrol hapı kullanımı sonrası kadınların yüzde 65′i adet dönemlerinde bir gecikme yaşamadıklarını belirtmiştir.
- Kadınların yüzde 46’sı doğum kontrol hapı kullanmadan önce selülit sorunu olduğunu söylerken, bu gruptaki kadınların yüzde 18′i hap kullanımının ardından selülit sorunlarının azaldığını dile getirmiştir”.
-Doğum kontrol hapları, sırttaki ve yüzdeki sivilceler için de faydalı olabilmektedir.
16 Haziran 2011 Perşembe
Sağlık Ve Yaşam
Sağlıklı olmak, insan mutluluğunun öncelik taşıyan bir öğesidir. Sağlık genellikle kendiliğinden var olan bir durum olarak algılanır. Oysa sağlıklı olma uğrunda çaba gösterilmesi gerekir. Hatta bugünkü bilgilerimiz bize bu uğraşın daha doğum öncesi dönemde başlaması gerektiğini göstermektedir. Doğal olarak bu aşamada yapılması gerekenler, anne ve babalara düşmektedir. Olaya nesillerin sağlığı olarak bakıldığında, sağlığın ve sağlıksızlığın nesiller boyunca aktarılabileceği görülür. Anne ve babalar genetik özelliklerinin yanı sıra kendi sağlıklarına gösterdikleri özenle bebeklerine sağlık aktarabileceklerini bilmelidirler.
Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük yaşamımızda uygulamamız gereken küçük ve kolay çabalardan oluşur. Nerede olursa olsun günlük yaşamı düzenleyen bazı temel kuralların bilinerek uygulanması, sağlığın korunmasını ve diğer bireylerle paylaştığımız yaşamı kolaylaştırır. Bu kurallardan en önemli bazıları temizlik, sağlıklı beslenme, bedensel ve zihinsel çalışma, düzenli yaşam, sigara, alkol, uyarıcı ve uyuşturucu maddelerden uzak durma, kazalardan korunma, sorunlarla başa çıkmada doğru ve uygun yöntemler kullanmadır.
Çoğunlukla günlük çabalarda hedefin mutluluk olduğu varsayılır. Oysa altta yatan asıl neden güvenlik duygusudur. Çünkü hayatta kalmayı sağlayan en ilkel dürtü korkudur ve güvenlik duygusu korkunun yatıştırılmasıyla ortaya çıkar. Kendimizi güvende hissedebilmemizin ilk koşulu ise bilmektir. Ancak bildiğimiz şeyi, bildiğimiz kadarı ile kontrol edebiliriz. İkinci basamaksa bilginin eyleme dökülmesidir. Bilgimizi davranışımıza yansıtamıyorsak bu bilgi bizim için huzursuzluk kaynağı olmaktan öteye geçemez. Bir sonraki aşama ise paylaşarak çoğaltma, yandaş oluşturmadır. Bunun için bilgimize dayanan doğru bulduğumuz davranışı kurallaştırmaya çalışırız. Toplum içindeki pek çok kural bu yolla oluşmuştur. Zaman içinde altta yatan bilgi evrimleştikçe kurallar da değişecektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)